“Hep Birlikte Daha İyi Bir İnternete”
05 Şubat 2019

Güvenli İnternet Günü BTK’da “Hep Birlikte Daha İyi Bir İnternete” temasıyla kutlandı.

Dünyada 140’a yakın ülkede kutlanan “Güvenli İnternet Günü” Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ev sahipliğinde büyük bir organizasyonla kutlandı. Programa Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcı Dr. Ömer Fatih Sayan, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, öğrenciler, eğitmenler ve çok sayıda misafir katıldı.

Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan konuşmasında internetin değişim ve dönüşüm hızına dikkat çekti. Teknoloji ile birlikte insanların hayatlarını online yaşayan bireylere dönüştüğüne değinen Sayan, “İnternet, sadece teknolojik anlamda bir değişiklik yaratmamıştır. Aynı zamanda kültürel yapıda da büyük bir değişim ve dönüşümü beraberinde getirmiştir. Eğer bugün dünyanın “Sanayi Toplumundan” “Bilgi Toplumuna” geçişinden bahsediyorsak şüphesiz ki bunun lokomotif gücü internettir” dedi ve şu verileri paylaştı: “Bugün 8 milyara yaklaşan dünya nüfusunun yarıdan fazlası internet kullanmaktadır. Bunların yaklaşık 3,5 milyarı aktif sosyal medya kullanıcısıdır. Ülkemiz yüzde 69’luk internet kullanım oranı ile dünya ortalamasının oldukça üzerindedir.

Türkiye’de her 10 kişiden 7’si aktif internet kullanıcısı. İlerleyen teknolojiyle birlikte her geçen gün artan bu rakamlarda genç bir nüfusa sahip olmamızın da etkili olduğunu söyleyebiliriz.”

Sosyal medyayı en aktif kullananların gençler olduğuna dikkat çeken Sayan, “Geçtiğimiz günlerde “Mavi Balina” adındaki sözde oyun bir evladımızın canına mal oldu. Üstelik bu ilk vaka değildi. Ama bu tür vakaların tekrar yaşanmaması için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Çünkü bu sorunları tek başına belli bir kesime sorumluluk yükleyerek çözemeyiz. Sorun hepimizin sorunu, sorumluluk da elbette ki hepimizin. Öncelikle buradan ailelere seslenmek istiyorum. Sizlere büyük görev düşüyor. Çünkü çocuklarınızın üzerindeki değişiklikleri en iyi gözlemleyebilecek olan sizsiniz! Aileler çocuklarını sanal ortamda iyi takip etmeliler. Çocuğun oynadığı oyun yaşına uygun mu değil mi? Çocuk oyun başında ne kadar zaman harcıyor? Oynanan oyunda çevrimiçi mesajlaşma var mı? Tüm bunlar dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olarak karşımıza çıkıyor. Ebeveyn olarak bizler çocuklarımızı şiddet içerikli oyunlardan uzaklaştırıp, eğitsel içerikli zekâ geliştirici oyunlara yönlendirebileceğimiz bir tutum sergilemeliyiz” sözleriyle ailelere çağrıda bulundu.

Bir ebeveyn, çocuğunu sokağa gönderirken nasıl ki ona uyarı ve tavsiyelerde bulunuyorsa, internet ortamı içinde aynı durum söz konusudur. Ancak bir ebeveynin bunu yapabilmesi için öncelikle kendisinin internetteki risklerin bilincinde olması gerekir.

Bakan Yardımcısı Sayan: Çocuklarımızı Üretkenliklerini Artıracak Oyunlara Yönlendirmeliyiz

Toplumun tüm kesimlerinin bu konuda dikkatli olmasının “Hep Birlikte Daha İyi Bir İnternete” temasına uygun olduğuna vurgu yapan Sayan, “Yine okul ortamındaki gözetim ve denetim de çok önemli. Bakanlık olarak bu sözde oyunların tehlikelerinden çocuklarımızı korumak adına var gücümüzle çalıştığımızın altını buradan tekrar çizmek istiyorum. Bunu yaparken bir yandan da 130 milyar doları aşan dijital oyun pazarını asla göz ardı edemeyiz. Ülkemizde de bu pazar önemli bir yere sahip. Dijital oyun sektörünün ihracatı 2016’da 500 milyon dolar iken bugün 1 milyar doları aştı. Tıpkı internet gibi dijital oyunlar da özellikle çocuklarımız ve gençlerimizin vakit geçirdiği eğlence araçlarından birisi. Elbette eğlendirici, eğitsel pozitif içerikle çocukların gelişimine olumlu katkı sunacak oyunların oynanmasını ve geliştirilmesini destekliyoruz. Bu noktada oyunları tasarlarken ve üretirken çocuk ve gençlerimizi saatlerce bağımlı hale getiren ve şiddete yönlendiren oyunlardan ziyade eğitim ve öğretimlerine katkı sunacak ve dijital üretkenliklerini artıracak oyunların geliştirilmesine özen gösterilmesi gerekiyor. Tüm dijital platformların fırsatları ile birlikte bu platformların bilinçli kullanılmamasından dolayı karşılaşılan riskler dijital oyunlar için de geçerlidir. İşte bu yüzden her konuda olduğu gibi bu alanda da avantajları ve riskleri bir arada değerlendirmeliyiz” dedi.

Bakan Yardımcısı Sayan internetin bilinçli kullanımı konusunda da şunları söyledi: “Bilinçli kullanım; dijital teknolojilerin amacına uygun doğru bir şekilde kullanımı için gerekli bilgi ve veriye nasıl ulaşılacağını bilme sürecinden başlayıp, bu bilgi ve verinin iyi harmanlanıp güvenilirliğinin ve geçerliliğinin ispatlanması ve doğru bir şekilde kullanılması süreçlerinin tümünü kapsamaktadır. “Dijital Dünyada Ebeveyn Olmak” adlı eğitim verilecektir. Dijital çağla beraber ebeveyn kavramının da değişikliğe uğradığını söyleyebiliriz. Dijital veya internet ebeveynlik kavramının ne olduğu, ebeveynlerin dijital çağdaki rolleri ve sorumlulukları, dijital hak ve sorumluluklar ile dijital mahremiyet gibi konu başlıklarında eğitimler verilerek bu bilincin ailelere yerleştirilmesi hedeflenmektedir. Bizim en büyük arzumuz internetin fırsatlarından maksimum düzeyde faydalanabilen sadece tüketen değil aynı zamanda da pozitif içerik üreten internet kullanıcılarının artmasını sağlamaktır.”

Bakan Yardımcısı Sayan: Tükettiklerimiz Değil Ürettiklerimiz Bizimdir

İnternette içerik üretmenin öneminin altını çizen Sayan, “Bizler, internette üretilen içerikleri tüketmekten ziyade pozitif içerik üretme, internetten öğrendiğimiz bilgileri ürüne dönüştürebilme çabası içinde olmalıyız.

Bu özellikle gençlerimizin gelecek vizyonlarından biri olmalıdır. Elbette sosyal medya platformlarını, mesajlaşma uygulamalarını kullanacağız. Online oyun da oynayacağız. Fakat bir yandan da bunların alternatiflerini, oluşturabilme noktasında da çaba göstermemiz gerekiyor. Unutmayalım ki tükettiklerimiz değil, ürettiklerimiz ve ürüne dönüştürdüklerimiz bizimdir, bize aittir. İşte bu yüzden her konuşmamda vurgu yaptığım önemli bir konu yerli ve milli üretim. Biliyorsunuz ki Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlatılan “Milli Teknoloji Hamlesi” 2023 vizyonuna ulaşma noktasında büyük bir kilometre taşı olacak. Bu anlamda; milli bir üretimin aranmadığı tek bir sektör bile yok. Tüm ürünlerimizi, elde ettiğimiz içerikleri bu esasa dayanarak üretmek ülkemizin bekası için kaçınılmaz. Başka bir ülkenin en ince detaylarına hâkim olduğu bir teknoloji asla tam anlamıyla güvenebileceğimiz bir teknoloji değildir. Kendi kanatlarımızla uçmayı öğrenmek zorundayız. Kanatlarınız sizin değilse yükselmek bir gün felaketiniz olabilir. Bir teknolojiyi sahiplenebilmek ve kullanabilmek için öncelikli yapmamız gereken şey, her yönüyle ürettiğimiz ürünleri yerli ve milli üretim odaklı hale getirmektir. Bizi başarıya ulaştıracak olan yegâne yol budur” sözleriyle yerli ve milli üretimin önemine yaptığı vurguyu yineledi.

Bakan Yardımcısı Sayan: İnternetteki Manipülatif Haberlere Dikkat

İnternet içeriği üreten içerik sağlayıcılarından, servis sağlayıcılarına kadar pek çok kişinin güvenli internet noktasında yasal sorumluluğu bulunduğunu hatırlatan Sayan, “İnternetin başta terör içerikleri olmak üzere diğer yasadışı ve zararlı içeriklerden arındırılması konusunda küresel platformların da sorumlu davranmaları her geçen gün önemini arttırmaktadır. Malum ülkemiz seçim sürecinde. Özellikle sosyal ağlarda, böyle kritik dönemlerde yer alan manipülatif haberler konusunda uyarılarda bulunmak istiyorum. Biliyorsunuz ki sosyal medya platformları, bilgi ve haberlerin hızlı bir şekilde çok geniş kitlelere yayılması noktasında etkili bir güce sahiptir. Bu gücü dijital ve geleneksel medyaya olan güveni arttırmak daha da önemlisi vatandaşların bilinçli bir şekilde karar almalarını sağlamak amacıyla kullanmak daha yerinde olacaktır” ifadeleriyle de manipülatif haberlere karşı uyarılarda bulundu.

Dolandırıcılık maksadıyla oluşturulan hesaplarla 7/24 esasıyla mücadele edildiğini kaydeden Sayan, “Hesaplar sosyal ağ sağlayıcılara bildirilerek kapatılmakta, bağlantı sağladıkları linkler de erişime engellenmektedir. İçinde bulunduğumuz dönem dijital çağdır. Günümüzün dijital yerlileri, dijital teknolojileri inanılmaz bir hızda kullanmaktadır. Dijital girişimcilik de günümüzün en geçerli iş modellerinden birisi olma yolunda hızla ilerlemektedir. Dijital okur-yazarlık, oyun geliştirme, uygulama geliştirme, pozitif içerik oluşturma gibi bilgi ve iletişim teknolojilerinin üretkenlik bileşenlerini günümüzün gençlerine, çocuklarımıza aşılamak için ne kadar çalışırsak “Hep Birlikte Daha İyi Bir İnternete” temasına uygun olarak internet ortamını daha güvenilir hale getirmiş oluruz” sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Başkan Karagözoğlu: Hayatın Hızla Dijitalleştiği Bir Geleceğe Doğru Yürüyoruz

Programın açılışında BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu da konuşma yaptı. Karagözoğlu’nun gündeminde de internetin fırsat ve riskleri bir arada bulundurması vardı. Dünyanın yarıdan fazlasının kullanmakta olduğu internetin büyük bir gücü elinde bulundurduğuna değinen Karagözoğlu, “Hayatın hızla dijitalleştiği bir geleceğe doğru yürüyoruz. Dijital materyallerin sayısı ve bunlara erişim hızlı bir şekilde artmaktadır. Teknoloji ve internet, hayatımızın büyük bir alanını kapsamakta ve yaşam alanlarımız hızla dijitalleşmektedir. Bu minvalde “Güvenli İnternet Günü”, internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak için önemli bir amaca hizmet etmektedir. “Hep Birlikte Daha İyi Bir İnternete” teması da bunu en iyi şekilde ifade etmektedir” dedi.

Konuşmaların ardından lise öğrencilerine farkındalık eğitimi verildi. Öğretmenlere ise “Dijital Ebeveyn Olmak” konulu bir seminer düzenlendi. 

Habere Ait Fotoğraflar